Bireysel spor karşılaşmalarını kazanmanın veya kaybetmenin bugünlerde bir sporcunun kariyerinin finansal gelişimi üzerinde çok büyük bir etkisi olabilir. Sporcunun, antrenörlerinin, koçlarının, spor klubünün, sponsorların ve daha geniş bağlamda ilgili olanların üzerindeki üstün performans baskısı çok fazladır.
Takımda en iyi konumu ele geçirme, rekorlar kırma veya kişisel kötü performansın suçunu başkasının üzerine atmaya çalışma güdüsü bile genellikle şiddetli kavgalarla sonuçlanır. Ortaya çıkan soğukluklar ilgili herkes için para ve imaj kaybına sebebiyet verebilir.
Kötü rehberlik veya uyuşmazlıkların olası sonuçlarının ve maliyetlerinin yanlış değerlendirilmesi gelecek vaat eden birçok spor kariyerini çökertmeye devam ediyor. Az veya çok kazanan sporcular arasında gerçekten de ince bir çizgi var.
Oyuncularla koçlar arasındaki uyuşmazlıklar bazen devasa boyutlara ulaşıp, gazetelerin spor sayfalarını haftalarca meşgul ediyor. Her iki tarafın yükselen gerilimi de halka açık bir gösteriye dönüşüyor. Bu dönem içinde sadece sporcuların performansı değil, bazen bütün takımın, hatta yarışmanın kendisi bile etkilenebilir. Bunlarla birlikte, çatışmanın kazananı da kaybedeni de olsalar, her iki taraf da sonuç olarak itibarlarının zedelenmesinden etkilenirler. Bu etkiler o kadar zararlı olabilirler ki ilgili tarafların bütün kariyerlerini lekeleyebilirler.
Mediasyon, yani arabuluculuk, çatışmacı olmayan uyuşmazlık çözümü olarak birkaç yıldır yükseliştedir. Aslında sporcunun performansını dengelemek için mediasyonun sporla ilgili uyuşmazlıkların çözümünde yeni ve tercih edilen bir çözüm olması sürpriz değildir.
Sağduyulu bir mediatör iletişimi kolaylaştırır, anlayış oluşturur ve çözüm için teşvik eder. Tarafların gerçek ve asıl çıkarlarına odaklanmalarına yardımcı olur ve dostane bir anlaşmaya varmalarına yardım etmek için yaratıcı problem çözümünü destekler.
Mediasyon her tür uyuşmazlık için hızlı, uygun maliyetli ve çoğu kez farklı çözüm yöntemleri sunar. Gizli niteliği taraflar arasında açık iletişime olanak sağlar ve tarafların iş ilişkilerini gelecekte ilerletemeseler de muhafaza etmek için tasarlanmıştır.
Mediasyon yöntemlerinin dünya genelindeki olumlu geçmiş performansı onun doğru bir uygulama olduğunu kanıtlıyor. İlgili taraflar bir kez temel ilkelere gönüllü olarak bağlı kaldıklarında, istatistikî başarı oranı gerçekten de çok yüksek.
Sporla İlgili Uyuşmazlıklarda Mediasyonun Faydaları
Tarafsız üçüncü kişinin herhangi bir çatışma durumuna dâhil edilmesinin sakinleştirici ve hatta bazen iyileştirici etkisinin fazladan bir açıklamaya ihtiyacı yoktur.
Mediatör, uyuşmazlığa yabancı olarak, masaya her iki taraf hakkında da önyargılı algıları olmadan gelir. Sürtüşmelere karışmamış olarak, insanlara değil uyuşmazlıklara odaklanarak ve profesyonelce eğitilmiş oluşuyla güven ve tarafsızlık ortamı oluşturarak, tarafların çok korkulan çıkmaz durumlarına düşmekten kaçınmalarını sağlamak için herhangi bir yöneticiden veya koçtan çok daha elverişli konumdadır.
Mediasyon sürecindeki özel toplantı ve mekik diplomasisi katı tutumları yumuşatabilir ve tarafların orada çatışmayı sonlanmasını kolaylaştırmak yerine sadece şiddetlendirecek durumlarla veya sözlerle doğrudan karşılaşmalarını engelleyebilir.
Örneğin, mediatörün mola vermesi yöneticilerin veya koçların sporcuyu eleştirirkenki tavırlarını yumuşatmaya yardım edebilir veya doğrudan olumsuz veya aşağılayıcı yorumlarda bulunmalarını engelleyebilir. Birleşik oturumlar sırasında mediatör kullanılan sözleri ve davranışları izleyebilir, karşılıklı saygı sağlayabilir ve böylece anlaşmaya varıldıktan sonra daha iyi bir ilişkiyi teşvik etmeye yardım edebilir.
İletişim yönetiminin ve sürelerin ve gündemlerin programlanmasının mediatör tarafından yapılması, tarafların gerçekten önemli olan konulara odaklanmalarına ve de mediasyon sürecinin inisiyatifini görevli mediatörün eline bırakmalarına yardım edecektir.
Uyuşmazlığı kontrol altına alma
Uyuşmazlıklar ortaya çıkar çıkmaz problemlerin istemeden de olsa kontrolden çıkması tehlikesi belirir. Bu tür durumlar gelecekte daha ağır zorluklara dönüşebilirler.
Taraflara önerilen ilk adım gerçekte uyuşmazlık konusuyla doğrudan bağlantısı olmayan aşağıdaki konularda anlaşmaya vararak durumu yeniden kontrol altına almalarıdır:
- Mediasyonun ilkeleri ve bunlarla ilgili kurallar (müzakerelerin nitelikleri, tartışma konuları, zamanlama, ücret ve gizlilik vs. hakkında temel mutabakat)
- Mediatörün kimliği ve tarafları uzlaştırmada oynayacağı rol
Bu uygulama tarafların ilk kez çatışmanın sınırları ve onunla ilgili çözüm konusuna odaklanmalarını sağlar.
Mediasyonun kabulünün doğal bir sonucu olarak, taraflar fark etmeden, çatışmanın kendisini hedeflemeye ve mantıklı düşünmeye zaten başlayacaklardır. Mediatörün kullandığı tekniklere ve mesleki çarelere bağlı olarak, taraflar bir anlaşmaya doğru güvenle seyredeceklerdir. Mediasyonun kendisine karar vermek için harcanan zaman ve enerji küçümsenmesine rağmen genellikle en değerli kontrol mekanizmasıdır.
Eldeki problemlerin tanımlanması ve çözümü
Mediasyon süreci tarafların temel sorunları tanımlamalarına ve bunları ilgili tarafların asıl önceliklerinin dışına çıkmalarına sebep olan duygusal isteklerden ve kısa vadeli hedeflerden ayırmalarına yardımcı olur.
Ortak zemine ulaşmak için sorunların net iletişimi ve açıkça tartışılmasının zorunluluğu kanıtlanmıştır. Bu daha gelişmiş bir ilişkiye de, bitmek bilmeyen hukuki ihtilaflara zaman ve kaynak harcamaktansa yolları ayırmanın daha iyi olacağı kararına da ön ayak olabilir.
Mediasyon uygulamaları sırasında yeni bir anlaşmazlık ortaya çıkacak olursa, mediatör başarıya ulaşmak için önceden kullanılmış mediasyon yöntemlerine geri dönebilmek veya sorunu başka kelimelerle ifade etme yoluyla veya diğer uygun tekniklerle alt edebilmek için gereken donanıma sahiptir.
Sponsorluk ve halkla ilişkiler – itibarın zedelenmesi
Spor dünyası giderek imajın oyuncuların başarı seviyesi için büyük önem taşıdığı bir endüstri haline geldi. Sporcuların örnek oluşturma işlevleri her zamankinden daha fazla. Dolayısıyla, böyle bir karışıklık kaçınılmaz olarak sonunda sponsorların kendilerini etkileyeceğinden, halk tarafından olumsuz algılanabilecek herhangi bir uyuşmazlığın bireysel sporcuların kariyerlerine veya özel organizasyonlara sponsor olan uluslararası markalar üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir ve sponsorluktan vazgeçmelerine yol açabilir.
Geçmişte daha önce, böyle olaylar sponsorların geri adım atmalarına ve başka pazarlama kanalları aramalarına sebep oldu. Ayrıca çok fazla sürtüşme, daha fazla gelişme için gerekli olan kamu ilgisini ve güveni köstekler. Spor dalına olan ilginin düşmesine yol açacak olumsuz etkilerden kaçınılmalıdır.
Mediasyon görüşmelerini başlatmak böyle sorunların önlenmesini sağlayabilir. Bunun için tarafların en azından gizlilik ilkelerini anlamalarını sağlamak gerekir. Bu aynı zamanda onların kısmî anlaşmaların bile nihaî çözümlere yol açabileceğini kavramanın faydalarını kabul ederek, aşılamaz zorluklar içine sıkışmaktan kaçınmanın esaslarını anlamalarına yardımcı olacaktır. Gizlilik ve anlaşmazlığın dostça çözümünün olumlu etkisi de hiçbir zaman küçümsenmemelidir.
Takım Mediasyonu
Sporda başarı genellikle bir takım üyelerinin “ben”den çok “biz”e odaklanmalarını gerektirir. Bireysel başarıların çoğunlukla takım desteği ile kazanıldığını algılamak bazen zordur. Koçlar birleşik antrenmanlarla ve egzersizlerle oyuncuları takım ruhuna kendilerini adamalarını teşvik etmeye çalışırlar. Ferdi oyuncuların liderlik becerileri oyun sırasında takımı ve genel performansı yönetmek için memnuniyetle kullanılır.
Gene de uyuşmazlık çözümü oyunun kendisinden farklı beceriler gerektirir. Ancak oyuncular arasında ve oyuncularla koçlar arasında uygunsuz bir şekilde yönetilen çatışmalar, takımın sahadaki moralini ve performansını etkileyebilir. Ya da, saha dışı uyuşmazlıklar istemeyerek saha içi sürtüşmelerle sonuçlanabilir. Zaman zaman, çatışmalar sadece iletişim problemleri ve yanlış anlaşılan yüz ifadeleri, el kol hareketleri veya kelimeler yüzünden oluşabilir. İyi iletişim (konuşmak ve dinlemek) problemlerin çözüm yoludur.
Bu tür çatışmalara alışılmış yaklaşım genellikle otoriter niteliktedir. Koç bir karar verir ve yasaları koyar. Biri kazanır biri kaybeder. Ancak uyuşmazlığın kendisi genellikle çözülmemiştir ve hem oyuncuları hem de takımı etkileyecek kalıntıları kalır.
Bu çatışmaları mediasyon ile “kazan-kazan” çözümlerine dönüştürerek yönetmek için farklı bir liderlik tarzı gereklidir. Kilit oyuncular –takım kaptanları olmak zorunda değil– dışarıdan, profesyonel bir mediatörce yönlendirilerek bu tür becerileri geliştirmeleri için seçileceklerdir.
Her ne kadar bazı sorunlar her zaman nihaî karar verici olarak kendi görüşünü belirtmesi için koçun yukarıdan aşağıya karar almasına tabi olacaksa da, çatışmaların büyük bir çoğunluğu mediasyon teknikleri kullanılarak yaratıcı problem çözümü ile çözümlenebilirler.
Sonuç
Spor dünyası bugünlerde fazlasıyla rekabetçi ve bazen ortada mevcut gerilimleri daha da çoğaltacak büyük finansal meblağlar oluyor. Sporcular ve koçlar ve sponsorların kendileri doğaları gereği rekabet odaklılar ve bu da çatışmaları başlatabilecek gerilim için üreme zemini yaratıyor.
Mediasyonun yumuşak yaklaşımlı çatışma çözücü olduğu ispatlanmıştır. Usta bir mediatörün rehberliği ile karşıt taraflar bağımsız olarak çözümler bulmak ve daha sonra da girdikleri anlaşmalara sürekli olarak bağlı kalmak için yetkilendirilirler. Taraflar aynı zamanda iyi yapılandırılmış çatışma yönetiminin kimi kez fazlasıyla rahatsız edici çatışmaların ortaya çıkması olasılığını dahi ortadan kaldırdığını fark ederler. Bu, gelecekte atılacak daha ileri çatışma çözümü adımlarına olanak sağlayacaktır. Şimdiden birçok büyük Türk spor takımı bu tür olayları deneyimli bir mediatörün profesyonel yardımı ile ele alıyorlar. Ve bu girişimlerin Türk halkı için örnek oluşturma işlevi küçümsenmemelidir. Gelecek parlak gözüküyor.
Avukat/Mediatör Paul Wouters, Belçika